İngilizce’nin dünya dili olmasından, en çok öğrenilmek istenen lisan olma özelliğini hep korumuştur. Zaman açısından rahat olduğumuz dönemlerde, genellikle tatil dönüşü yeni bir dil veya İngilizce öğrenmek düşüncesi oluşmaktadır. Ancak ailevi ve mesleki sorumluluklar ile insanın kendine zaman ayırma isteği ile bu düşünce ortadan kaybolmaya başlar. Bu düşüncenin son evrelerinde en kolay İngilizce öğrenme yolları veya zaman harcamadan nasıl İngilizce öğrenirim sorularına cevap aranmaktadır.
Amerikan İngilizcesi mi İngiliz İngilizcesi mi?
Ortak konuşma lisanı olan İngilizceyi öğrenmeye karar verdiyseniz. En başında şu soru aklınıza gelecektir. Amerikan İngilizcesi mi yoksa İngiliz İngilizcesi mi?
Her ikisinde de avantajları olduğu için bu soruya sizin cevap vermeniz daha doğru olacaktır. İngilizce, isim olarak aynı olsa da Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasında kelimelerin kullanımı, telaffuz ve imla bakımından farklılık göstermektedir.
İngilizce Konu Anlatımı ve Notlar – 10
| VOCABULARY | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tercüme edilemeyen kelimeler
Her bir lisan aynı zamanda başka bir kültürü ifade etmektedir. Her kültür içinde ise kendine özgü davranışlar bulunmaktadır. O kültürde bu davranışlar tek kelime ile ifade edilebilmektedir. Başka bir dile çevrilmek istediğinde ise farklı bir kültüre has bir kelime olduğundan karşılığı bulunmamaktadır.
İngilizce Konu Anlatımı ve Notlar – 8
VOCABULARY
| above | yukarısında | a pleasure | tarn! hayli |
| anyway | nasılsa | quite | |
| to call | çağırmak | a road | yol |
| deep | derin | several | birkaç |
| to direct | yol göstermek | shallow | sığ |
| to excuse | bağışlamak | short | kısa |
| far | uzak | stores (ç.) | mağazalar |
| foot (c, feet) | ayak (ç. ayaklar) | straight | dümdüz |
| to happen | olmak, yer almak | tail | uzun boylu |
| high | yüksek | thick | kaim |
| a hill | tepe | thin | zâyıf |
| an inch | bir ölçü | a tram | tramvay |
| low | alçak | a turning | dönemeç |
| a mile | mil | a view | manzara |
| to miss | kaçırmak | to walk | yürümek |
| a museum | muze | wide | geniş |
| narrow | dar | a yard | yarda (bir ölçü) |