Actually ve currently farkını anlatan İngilizce öğrenme görseli

Actually Ne Demek? Currently ile Karıştırılan Anlamı ve Doğru Kullanımı

Actually Ne Demek? Currently ile Farkı Nedir?

Kısa cevap: Actually çoğu durumda “aslında, gerçekte” demektir. Currently ise “şu anda, halihazırda” anlamına gelir. Bu iki kelime aynı anlamda kullanılmaz.

İngilizcede bazı kelimeler Türkçedeki benzer görünümlü kelimeler nedeniyle yanlış anlaşılır. Actually bunlardan biridir. Türkçedeki “aktüel” kelimesine benzediği için birçok kişi actually kelimesini “şu anda, güncel olarak” sanır.

İngilizce Türkçe çeviri yaparken bu fark büyük önem taşır. Actually I work in Ankara cümlesi “Şu anda Ankara’da çalışıyorum” değil, bağlama göre “Aslında Ankara’da çalışıyorum” anlamına gelir.

Actually ne demek?

Actually, “aslında, gerçekte, işin doğrusu” anlamına gelir. Genellikle bir bilgiyi düzeltmek, beklenenden farklı bir şey söylemek veya gerçeği vurgulamak için kullanılır.

Actually, I don’t like coffee.
Aslında kahveyi sevmem.

She is actually very kind.
Aslında çok naziktir.

I thought it was expensive, but it was actually cheap.
Pahalı sanmıştım ama aslında ucuzdu.

Currently ne demek?

Currently, “şu anda, halihazırda, mevcut durumda” anlamına gelir. Devam eden bir durumdan bahsederken kullanılır.

I am currently working on a new project.
Şu anda yeni bir proje üzerinde çalışıyorum.

The website is currently unavailable.
Web sitesi şu anda kullanılamıyor.

She currently lives in İzmir.
Şu anda İzmir’de yaşıyor.

Actually ve currently farkı tabloyla

KelimeTürkçe anlamKullanım amacıÖrnek
ActuallyAslında, gerçekteBilgi düzeltmek veya gerçeği vurgulamakActually, I agree with you.
CurrentlyŞu anda, halihazırdaDevam eden mevcut durumu anlatmakI currently work here.

Yanlış anlaşılmaya açık örnekler

Yanlış anlam: I actually live in Bursa. → Şu anda Bursa’da yaşıyorum.
Doğru anlam: Aslında Bursa’da yaşıyorum.

Şu anda demek istiyorsanız: I currently live in Bursa. / I live in Bursa at the moment.

Currently yerine kullanılabilecek ifadeler

  • now – şimdi
  • right now – şu anda, tam şimdi
  • at the moment – şu anda
  • these days – bu aralar
  • for now – şimdilik

Actually kelimesinin Türkçeye doğal çevirileri

İngilizceDoğal Türkçe çeviri
Actually, I know him.Aslında onu tanıyorum.
It is actually easier than it looks.Göründüğünden daha kolay aslında.
She actually helped me a lot.Gerçekte bana çok yardım etti.

En sık yapılan hatalar

Yanlış: Actually I am busy.
Şu anda demek istiyorsanız: I am busy right now.

Yanlış: Our office is actually closed.
Şu anda kapalı demek istiyorsanız: Our office is currently closed.

Sonuç

Actually kelimesi İngilizcede “güncel olarak” anlamına gelmez. Çoğunlukla “aslında” veya “gerçekte” anlamında kullanılır. “Şu anda” demek istediğinizde currently, right now veya at the moment daha doğru tercihtir.

Sık Sorulan Sorular

Actually şu anda demek mi?

Hayır. Actually genellikle “aslında, gerçekte” anlamına gelir.

Currently ne demek?

Currently, “şu anda, halihazırda” anlamına gelir.

Actually cümle başında kullanılır mı?

Evet. Özellikle bir bilgiyi düzeltirken cümle başında sık kullanılır.

Listen ve Hear Farkı Nedir? Dinlemek ve Duymak İngilizcede Nasıl Ayrılır?

Listen ve Hear Farkı Nedir? Dinlemek ve Duymak İngilizcede Nasıl Ayrılır?

Listen ve Hear Farkı Nedir?

Kısa cevap: Hear bir sesi duymak, listen ise bir sesi bilinçli şekilde dinlemek anlamına gelir. Hear istemsiz algılama, listen dikkat ve niyet bildirir.

İngilizce öğrenenlerin en sık karıştırdığı fiillerden biri listen ve hear ikilisidir. Bir sesi yalnızca kulağınız algılıyorsa hear, o sese bilinçli olarak dikkat veriyorsanız listen kullanılır.

İngilizce Türkçe çeviri yaparken bu fark önemlidir. “Seni duyamıyorum” ile “Seni dinlemiyorum” aynı şey değildir.

Hear ne zaman kullanılır?

Hear, bir sesi duymak anlamına gelir. Genellikle bilinçli çaba gerektirmez.

I can hear you.
Seni duyabiliyorum.

Did you hear that noise?
Şu sesi duydun mu?

I heard a strange sound outside.
Dışarıda garip bir ses duydum.

Listen ne zaman kullanılır?

Listen, dikkat vererek dinlemek anlamına gelir. Çoğu zaman to edatıyla kullanılır.

Listen to me.
Beni dinle.

I listen to music every day.
Her gün müzik dinlerim.

She listened carefully to the teacher.
Öğretmeni dikkatle dinledi.

Listen ve hear farkı tabloyla

FiilAnlamÇaba var mı?Örnek
HearDuymakGenellikle hayırI hear a sound.
ListenDinlemekEvetListen to the song.

Can hear ve listen farkı

Can hear, fiziksel olarak sesi duyabilmek anlamına gelir. Telefon konuşmalarında, toplantılarda veya kalabalık yerlerde sık kullanılır.

I can’t hear you.
Seni duyamıyorum.

Can you hear me now?
Şimdi beni duyabiliyor musun?

Listen ise sesin gelip gelmediğiyle değil, kişinin dikkat verip vermediğiyle ilgilidir.

En sık yapılan hatalar

Yanlış: I listen music.
Doğru: I listen to music.

Yanlış: I can’t listen you.
Doğru: I can’t hear you.

Yanlış: Did you listen that sound?
Doğru: Did you hear that sound?

Hear about, hear from ve listen to farkı

Hear about, bir konu hakkında haber duymak anlamına gelir. Hear from, bir kişiden haber almak anlamına gelir. Listen to ise bir kişiyi veya sesi dinlemek anlamındadır.

Sonuç

Ses kulağınıza geliyorsa hear, o sese dikkat veriyorsanız listen kullanılır. Özellikle telefon, video görüşmesi, müzik, ders ve günlük konuşmalarda bu ayrım doğru cümle kurmayı kolaylaştırır.

Sık Sorulan Sorular

Listen music doğru mu?

Hayır. Doğru kullanım listen to music şeklindedir.

Seni duyamıyorum İngilizce nasıl denir?

I can’t hear you denir.

Hear ve listen aynı mı?

Hayır. Hear duymak, listen dikkat vererek dinlemek anlamına gelir.

Look, See ve Watch Farkı Nedir? Bakmak, Görmek ve İzlemek İngilizcede Nasıl Ayrılır?

Look, See ve Watch Farkı Nedir? Bakmak, Görmek ve İzlemek İngilizcede Nasıl Ayrılır?

Look, See ve Watch Farkı Nedir?

Kısa cevap: See istemeden veya doğal olarak görmek, look bilinçli şekilde bakmak, watch ise dikkatle ve bir süre izlemek anlamına gelir.

Türkçede “bakmak”, “görmek” ve “izlemek” farklı fiillerdir. İngilizcede de look, see ve watch arasındaki fark cümlenin anlamını doğrudan etkiler. Bu nedenle İngilizce Türkçe çeviri yaparken eylemin bilinçli mi, istemsiz mi, yoksa süreklilik içeren bir izleme mi olduğuna bakmak gerekir.

See ne zaman kullanılır?

See, gözle algılamak yani görmek anlamındadır. Çoğu zaman bilinçli bir çaba yoktur.

I can see the mountains from here.
Buradan dağları görebiliyorum.

Did you see that bird?
Şu kuşu gördün mü?

I saw him yesterday.
Onu dün gördüm.

Look ne zaman kullanılır?

Look, bilinçli şekilde bir yöne bakmak anlamındadır. Bir şeyi görmek için gözünüzü oraya çevirirsiniz. Çoğu zaman at edatıyla kullanılır.

Look at this picture.
Bu resme bak.

She looked at me and smiled.
Bana baktı ve gülümsedi.

Don’t look directly at the sun.
Güneşe doğrudan bakma.

Watch ne zaman kullanılır?

Watch, hareket eden veya zaman içinde devam eden bir şeyi dikkatle izlemek anlamındadır.

We watched a movie last night.
Dün gece bir film izledik.

He is watching the match.
Maçı izliyor.

Watch the road carefully.
Yolu dikkatle izle.

Look, see, watch farkı tabloyla

FiilTemel anlamBilinçli mi?Örnek
SeeGörmekGenellikle doğal/istemsizI see a cat.
LookBakmakEvet, yöne bakma vardırLook at the board.
WatchİzlemekEvet, dikkat ve süre vardırWatch the video.

Film için see mi watch mı?

Evde video, dizi veya film izlemek için watch daha güvenli ve doğaldır. Sinema deneyiminden bahsederken see a movie de kullanılabilir. I watched a movie “film izledim”, I saw a movie ise özellikle “sinemada bir film izledim/gördüm” anlamına gelebilir.

En sık yapılan hatalar

Yanlış: I looked a movie yesterday.
Doğru: I watched a movie yesterday.

Yanlış: Look me!
Doğru: Look at me!

Yanlış: I watched him at the market.
Daha doğal: I saw him at the market.

Türkçe cümleleri İngilizceye çevirme örnekleri

TürkçeİngilizceNeden?
Şu kitaba bak.Look at this book.Bilinçli yönelme var.
Onu dün gördüm.I saw him yesterday.Görme/görüşme var.
Maçı izliyorum.I am watching the match.Süreklilik ve dikkat var.

Sonuç

Bir şeyi gözünüz algılıyorsa see, bilinçli şekilde yönelip bakıyorsanız look at, bir şeyi dikkatle ve bir süre takip ediyorsanız watch kullanılır.

Sık Sorulan Sorular

Look me doğru mu?

Hayır. “Bana bak” demek için Look at me kullanılır.

Film watch mı see mi?

Evde veya ekranda izlemek için genellikle watch a movie kullanılır.

I see ne demek?

Bağlama göre “görüyorum” veya “anlıyorum” anlamına gelebilir.

Make ve Do Farkı Nedir? Türkçedeki Yapmak Her Zaman Make Değildir

Make ve Do Farkı Nedir? Türkçedeki Yapmak Her Zaman Make Değildir

Make ve Do Farkı Nedir?

Kısa cevap: Make genellikle ortaya yeni bir şey çıkarmak, üretmek veya oluşturmak için; do ise iş, görev, aktivite ve genel eylemler için kullanılır.

Türkçede “yapmak” fiili çok geniştir. Yemek yapmak, ödev yapmak, hata yapmak, plan yapmak, iş yapmak gibi birçok farklı anlamı aynı fiille anlatırız. İngilizcede ise bu anlamların hepsi tek bir kelimeyle karşılanmaz.

İngilizce sözlükte make için “yapmak”, do için de “yapmak” karşılığını görmek yeterli değildir. Asıl mesele, yapılan şeyin ne olduğudur. Ortaya yeni bir sonuç mu çıkıyor, yoksa bir görev mi yerine getiriliyor?

Make ne zaman kullanılır?

Make, bir şey oluşturmak, üretmek, hazırlamak veya bir sonuca sebep olmak anlamındadır.

She made a cake.
Kek yaptı.

He made a mistake.
Hata yaptı.

We made a plan.
Bir plan yaptık.

This song makes me happy.
Bu şarkı beni mutlu ediyor.

Do ne zaman kullanılır?

Do, bir işi yapmak, görev yerine getirmek, aktiviteyle ilgilenmek veya genel anlamda eylem gerçekleştirmek için kullanılır.

I do my homework every evening.
Her akşam ödevimi yaparım.

She does yoga twice a week.
Haftada iki kez yoga yapar.

We need to do the cleaning.
Temizliği yapmamız gerekiyor.

Make ve do farkı tabloyla

KullanımMakeDo
Ana fikirOrtaya bir sonuç çıkarırBir işi veya eylemi yapar
Örnek alanYemek, plan, karar, hataÖdev, iş, temizlik, spor
Türkçe düşünceBir şey oluşturmakBir görevi yerine getirmek

Make ile sık kullanılan kalıplar

  • make a decision – karar vermek
  • make a mistake – hata yapmak
  • make a phone call – telefon görüşmesi yapmak
  • make money – para kazanmak
  • make progress – ilerleme kaydetmek

Do ile sık kullanılan kalıplar

  • do homework – ödev yapmak
  • do the dishes – bulaşıkları yıkamak
  • do exercise – egzersiz yapmak
  • do business – iş yapmak
  • do your best – elinden geleni yapmak

En sık yapılan hatalar

Yanlış: I made my homework.
Doğru: I did my homework.

Yanlış: She did a mistake.
Doğru: She made a mistake.

Yanlış: We did a plan.
Doğru: We made a plan.

Sonuç

Make çoğunlukla üretmek, oluşturmak ve sonuca sebep olmak için; do ise görev, iş, aktivite ve genel eylemler için kullanılır. İngilizce Türkçe çeviri yaparken “yapmak” kelimesine değil, yapılan şeyin niteliğine bakmak gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Homework make mi do mu?

Doğru kullanım do homework şeklindedir.

Mistake make mi do mu?

Doğru kullanım make a mistake şeklindedir.

Make ve do tamamen ezber mi?

Kısmen kalıp bilgisi gerekir; ancak üretim/sonuç için make, görev/aktivite için do mantığı yardımcı olur.

Say, Tell, Speak ve Talk Farkı Nedir? Örnekli Anlatım

Say, Tell, Speak ve Talk Farkı Nedir? Türkçeye Göre Değil Anlama Göre Kullanım

Say, Tell, Speak ve Talk Farkı Nedir?

Kısa cevap: Say söylenen söze, tell sözü kime söylediğine, speak daha resmi konuşmaya veya dil bilmeye, talk ise karşılıklı ve günlük konuşmaya odaklanır.

İngilizce Türkçe çeviri yaparken “say, tell, speak, talk” kelimeleri çoğu zaman “söylemek” veya “konuşmak” diye çevrilir. Bu yüzden Türkçe düşünen biri için hepsi aynıymış gibi görünebilir. Fakat İngilizcede bu dört fiil aynı cümlede birbirinin yerine her zaman kullanılamaz.

İngilizce sözlük karşılıkları benzer görünse de gerçek kullanım cümlenin yapısına bağlıdır. “Bana söyledi” demek için said me denmez, told me denir. “İngilizce konuşuyorum” demek için I talk English değil, genellikle I speak English kullanılır.

Say ne zaman kullanılır?

Say, söylenen sözün kendisine odaklanır. Kime söylendiği önemli değilse veya doğrudan alıntı yapılıyorsa kullanılır.

She said hello.
Merhaba dedi.

He said that he was tired.
Yorgun olduğunu söyledi.

What did you say?
Ne dedin?

Tell ne zaman kullanılır?

Tell, bir bilgiyi bir kişiye aktarmak anlamı taşır. Bu yüzden tell fiilinden sonra çoğu zaman kişi gelir.

She told me the truth.
Bana gerçeği söyledi.

Can you tell me your name?
Bana adını söyleyebilir misin?

I told him not to wait.
Ona beklememesini söyledim.

Speak ne zaman kullanılır?

Speak, konuşma eylemini daha genel, resmi veya yetenek anlamıyla anlatır. Dil bilmekten bahsederken de speak kullanılır.

I speak English.
İngilizce konuşuyorum.

May I speak to the manager?
Müdürle konuşabilir miyim?

She spoke clearly during the meeting.
Toplantı sırasında net konuştu.

Talk ne zaman kullanılır?

Talk, daha günlük ve karşılıklı konuşma anlamı verir. Bir sohbet, fikir alışverişi veya konuşma süreci anlatılıyorsa talk doğal durur.

We talked for two hours.
İki saat konuştuk.

I need to talk to you.
Seninle konuşmam gerekiyor.

They are talking about the exam.
Sınav hakkında konuşuyorlar.

Say, tell, speak, talk farkı tabloyla

FiilOdakDoğal kullanımÖrnek
SaySöylenen sözBir şeyi demekShe said yes.
TellSözün kime söylendiğiBirine bilgi vermekShe told me the answer.
SpeakKonuşma becerisi / resmi konuşmaDil konuşmak, biriyle resmi konuşmakI speak English.
TalkKarşılıklı sohbetBiriyle veya bir konu hakkında konuşmakWe talked about work.

Türkçeden İngilizceye çevirirken pratik yöntem

  • “Ne dedi?” anlamında genellikle say kullanılır.
  • “Bana/ona söyledi” anlamında genellikle tell kullanılır.
  • “Bir dili konuşmak” anlamında speak kullanılır.
  • “Sohbet etmek veya bir konu hakkında konuşmak” anlamında talk kullanılır.

En sık yapılan hatalar

Yanlış: She said me the truth.
Doğru: She told me the truth.

Yanlış: I talk English very well.
Doğru: I speak English very well.

Yanlış: Tell your name.
Doğru: Tell me your name.

Mini sözlük

say
demek, söylemek
tell
birine söylemek, anlatmak
speak
konuşmak, dil konuşmak
talk
sohbet etmek, konuşmak

Sonuç

Say, tell, speak ve talk kelimeleri Türkçede benzer görünse de İngilizcede cümlenin yönünü değiştirir. Söylenen söz ön plandaysa say, kişi ön plandaysa tell, dil veya resmi konuşma varsa speak, günlük karşılıklı konuşma varsa talk tercih edilir.

Sık Sorulan Sorular

Say me doğru mu?

Hayır. “Bana söyle” anlamında tell me kullanılır.

I speak English mi I talk English mi?

Dil konuşma becerisinden bahsederken doğru kullanım I speak English şeklindedir.

Talk to ve talk with farkı nedir?

İkisi de biriyle konuşmak anlamına gelebilir. Talk to daha yaygın, talk with ise karşılıklı konuşma vurgusu taşıyabilir.