Türkçedeki -miş Eki İngilizceye Nasıl Çevrilir?

Bu içerik, İngilizce Türkçe çeviri yaparken sık karıştırılan özel bir soruya net cevap vermek için hazırlanmıştır. Konu; kısa açıklama, örnek cümle, tablo ve sık sorulan sorularla desteklenmiştir.

Türkçedeki -miş eki İngilizceye tek bir zamanla çevrilmez. Çünkü “gelmiş”, “unutmuşum”, “çok güzelmiş”, “Ali gitmiş” gibi cümlelerde -miş farklı anlamlar taşıyabilir: duyum, sonradan fark etme, tahmin, şaşırma, deneyim veya geçmişte tamamlanmış sonuç.

Kısa cevap: Türkçedeki -miş eki İngilizceye bağlama göre apparently, I heard that, it turns out, must have, has/have + V3 veya simple past ile çevrilebilir.

-miş eki neden tek kalıpla çevrilmez?

Türkçede tek bir ek, hem bilgiyi nereden aldığımızı hem de olaya bakışımızı gösterebilir. İngilizcede ise bu anlamlar genellikle ayrı kelimelerle verilir. Bu yüzden “gelmiş” kelimesi bazen he came, bazen he has come, bazen de apparently he came olabilir.

1. Duydum ki / söylenene göre anlamı

Bir bilgiyi doğrudan görmediyseniz, başkasından duyduysanız İngilizcede I heard that, apparently veya they say kullanılabilir.

TürkçeİngilizceAnlam
Ali İstanbul’a gitmiş.I heard that Ali went to Istanbul.Duydum ki gitmiş.
Ali İstanbul’a gitmiş.Apparently, Ali went to Istanbul.Görünüşe göre / söylenene göre gitmiş.
Yeni müdür çok iyiymiş.They say the new manager is very good.Söylendiğine göre iyiymiş.

2. Sonradan fark ettim anlamı

Konuşan kişi bir şeyi sonradan anladıysa İngilizcede it turns out veya I realized kullanımı doğal olur.

Türkçeİngilizce
Meğer anahtar cebimdeymiş.It turns out the key was in my pocket.
Telefonu evde unutmuşum.I realized I had left my phone at home.
Yanlış kişiye mesaj atmışım.It turns out I sent the message to the wrong person.

3. Galiba / herhalde anlamı

-miş eki bazen kesin bilgi değil, tahmin bildirir. Bu durumda must have, seem to have veya looks like kullanılabilir.

TürkçeİngilizceNot
Uyuyakalmış.He must have fallen asleep.Güçlü tahmin
Yağmur yağmış.It looks like it rained.Sonuca bakarak tahmin
Dosyayı silmiş olmalı.She must have deleted the file.Geçmişe yönelik çıkarım

4. Deneyim veya sonucu bugüne bağlı durum

Türkçede “gitmiş, görmüş, yaşamış” gibi cümleler bazen deneyim anlatır. Bu durumda İngilizcede present perfect kullanılabilir.

  • O daha önce Londra’ya gitmiş. = He has been to London before.
  • Bu filmi izlemişim. = I have seen this movie.
  • Ben bunu daha önce duymuşum. = I have heard this before.

Burada önemli olan olayın zamanı değil, kişinin deneyimi veya bugünkü sonucu anlatmasıdır.

5. Sadece geçmiş olay anlatılıyorsa simple past yeterlidir

Her -miş gördüğünüzde present perfect kullanmak doğru değildir. Olay belirli bir geçmiş zamanda olmuşsa simple past daha doğal olabilir.

TürkçeDoğal İngilizce
Dün buraya gelmiş.He came here yesterday.
Geçen hafta işi bırakmış.She quit her job last week.
İki yıl önce taşınmışlar.They moved two years ago.

Çeviri yaparken karar soruları

  1. Bilgiyi başkasından mı duydum? → I heard that / apparently
  2. Sonradan mı fark ettim? → It turns out / I realized
  3. Tahmin mi yürütüyorum? → must have / looks like
  4. Deneyim mi anlatıyorum? → has/have + V3
  5. Belirli geçmiş zaman mı var? → simple past

Yanlış ve doğru örnekler

  • Eksik çeviri: Ali went. = Ali gitti.
  • Duyum varsa: Apparently, Ali went. = Ali gitmiş.
  • Sonuç varsa: Ali has gone. = Ali gitmiş / şu anda burada değil.
  • Tahmin varsa: Ali must have gone. = Ali gitmiş olmalı.

Snippet için kısa özet

Türkçedeki -miş eki İngilizceye bağlama göre çevrilir. Duyum için apparently veya I heard that, sonradan fark etme için it turns out, tahmin için must have, deneyim veya sonuç için has/have + V3, belirli geçmiş olay için simple past kullanılır.

Sık sorulan sorular

Gelmiş İngilizce nasıl denir?

Bağlama göre he came, he has come, apparently he came veya he must have come olabilir.

Meğer İngilizce nasıl çevrilir?

Çoğu durumda it turns out ifadesi kullanılır. Örnek: Meğer doğruymuş = It turns out it was true.

-miş eki present perfect midir?

Her zaman değildir. Bazen present perfect, bazen simple past, bazen de apparently veya must have gibi ifadeler gerekir.

İngilizce E-Posta Kısaltmaları: FYI, CC, BCC, EOD Ne Demek?

Bu içerik, İngilizce Türkçe çeviri yaparken sık karıştırılan özel bir soruya net cevap vermek için hazırlanmıştır. Konu; kısa açıklama, örnek cümle, tablo ve sık sorulan sorularla desteklenmiştir.

İngilizce iş yazışmalarında ve e-postalarda çok sayıda kısaltma kullanılır. FYI, CC, BCC, ASAP, EOD ve ETA gibi ifadeler kısa görünse de yanlış anlaşılırsa iş takibi, teslim tarihi veya sorumluluk paylaşımı karışabilir.

Kısa cevap: FYI “bilginize”, CC “bilgi kopyası”, BCC “gizli bilgi kopyası”, ASAP “mümkün olan en kısa sürede”, EOD “gün sonuna kadar”, ETA ise “tahmini varış/bitirme zamanı” anlamına gelir.

FYI ne demek?

FYI, For Your Information ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede “bilginize”, “bilgi amaçlı” veya “haberin olsun” anlamına gelir. Genellikle cevap beklenmeyen bilgilendirme mesajlarında kullanılır.

KısaltmaAçılımıTürkçesiÖrnek
FYIFor Your InformationBilginizeFYI, the meeting starts at 10.

Örnek çeviri: FYI, I sent the documents yesterday. = Bilginize, belgeleri dün gönderdim.

CC ve BCC ne demek?

CC, Carbon Copy anlamına gelir. Bir kişiyi e-postaya bilgi amaçlı eklemek için kullanılır. BCC ise Blind Carbon Copy anlamına gelir; gizli kopyadır. BCC’deki alıcılar diğer kişiler tarafından görülmez.

KısaltmaTürkçesiNe zaman kullanılır?
CCBilgi kopyasıKişi konudan haberdar olsun istendiğinde
BCCGizli bilgi kopyasıAlıcının görünmemesi gerektiğinde

Örnek: I added Mehmet in CC. = Mehmet’i bilgiye ekledim.

ASAP ne demek?

ASAP, As Soon As Possible ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede “mümkün olan en kısa sürede” demektir. İş yazışmalarında fazla sık kullanılırsa sert veya aceleci bir ton verebilir.

  • Please send the file ASAP. = Lütfen dosyayı mümkün olan en kısa sürede gönderin.
  • We need your approval ASAP. = Onayınıza en kısa sürede ihtiyacımız var.

Daha nazik bir alternatif isterseniz when you have a chance veya at your earliest convenience kullanılabilir.

EOD ve COB ne demek?

EOD, End of Day anlamına gelir. “Gün sonuna kadar” demektir. COB, Close of Business anlamına gelir ve mesai bitimini ifade eder. Saat dilimi farklılıklarında net saat yazmak daha güvenlidir.

KısaltmaAçılımıTürkçesi
EODEnd of DayGün sonu
COBClose of BusinessMesai bitimi

Örnek: Please review this by EOD. = Lütfen bunu gün sonuna kadar inceleyin.

ETA ne demek?

ETA, Estimated Time of Arrival ifadesinin kısaltmasıdır. Başta ulaşım için “tahmini varış zamanı” anlamında kullanılırken iş yazışmalarında bir işin tahmini bitiş zamanı için de kullanılabilir.

  • What is your ETA? = Tahmini varış zamanın nedir?
  • Do we have an ETA for the report? = Rapor için tahmini bitiş zamanı var mı?

TBD, TBA ve RSVP ne demek?

KısaltmaAçılımıTürkçesiKullanım
TBDTo Be DeterminedHenüz belirlenecekTarih, fiyat veya detay net değilse
TBATo Be AnnouncedDaha sonra duyurulacakProgram veya konuşmacı açıklanacaksa
RSVPRépondez s’il vous plaîtLütfen katılım durumunuzu bildirinDavetlerde

İngilizce e-postalarda sık kullanılan diğer kısaltmalar

KısaltmaAnlamıTürkçesi
BTWBy the wayBu arada
IMOIn my opinionBence
LMKLet me knowBana haber ver
OOOOut of officeOfis dışında
NRNNo reply neededCevap gerekmez

Profesyonel e-postada kısaltma kullanırken dikkat

Kısaltmalar hızlı iletişim sağlar; ancak her alıcı aynı kısaltmaları bilmeyebilir. İlk kez yazdığınız kişilere veya resmi yazışmalara çok fazla kısaltma koymak mesajın tonunu zayıflatabilir. Özellikle ASAP gibi aciliyet bildiren ifadeleri dikkatli kullanmak gerekir.

Snippet için kısa özet

İngilizce e-postalarda FYI “bilginize”, CC “bilgi kopyası”, BCC “gizli kopya”, ASAP “mümkün olan en kısa sürede”, EOD “gün sonu”, ETA ise “tahmini varış veya bitiş zamanı” anlamına gelir.

Sık sorulan sorular

FYI kaba mı?

Tek başına kaba değildir; ancak çok kısa ve emredici bir mesajla kullanılırsa soğuk görünebilir. Resmi yazışmada kısa bir açıklama eklemek daha iyidir.

CC’ye eklenen kişi cevap vermeli mi?

Genellikle bilgi amaçlı eklenir. Cevap bekleniyorsa mesajda açıkça belirtilmelidir.

EOD hangi saat demek?

Genellikle gün sonu anlamına gelir; ancak ülke ve şirketlere göre değişebilir. Uluslararası yazışmada saat ve zaman dilimi yazmak daha nettir.

Me Too, Me Neither, So Do I ve Neither Do I Farkı

Bu içerik, İngilizce Türkçe çeviri yaparken sık karıştırılan özel bir soruya net cevap vermek için hazırlanmıştır. Konu; kısa açıklama, örnek cümle, tablo ve sık sorulan sorularla desteklenmiştir.

Me too, me neither, so do I ve neither do I ifadeleri Türkçeye çoğu zaman “ben de” diye çevrilir. Fakat İngilizcede cümlenin olumlu mu olumsuz mu olduğuna ve kullanılan yardımcı fiile göre doğru cevap değişir. Bu yüzden Türkçeden birebir düşünerek her cümleye “me too” demek sık yapılan bir hatadır.

Kısa cevap: Olumlu bir cümleye katılıyorsanız Me too veya daha doğru biçimiyle So do I / So am I / So can I kullanılır. Olumsuz bir cümleye katılıyorsanız Me neither veya Neither do I / Neither am I / Neither can I kullanılır.

Me too ne demek?

Me too, olumlu bir cümleye “ben de” diye katılmak için kullanılır. Günlük konuşmada çok yaygındır ve kısa cevap olarak doğaldır.

İngilizce cümleDoğru cevapTürkçesi
I like coffee.Me too.Ben de kahveyi severim.
I am tired.Me too.Ben de yorgunum.
I can swim.Me too.Ben de yüzebilirim.

Not: Me too konuşma dilinde güvenli ve kolaydır. Ancak sınav, yazılı anlatım veya daha düzgün cümle kurmak istediğiniz durumlarda yardımcı fiile göre “So do I”, “So am I”, “So can I” gibi cevaplar daha açıklayıcıdır.

So do I ne zaman kullanılır?

So do I da “ben de” anlamına gelir; ancak önceki cümledeki yapıya göre yardımcı fiil değişir. Cümlede geniş zaman fiili varsa do/does, geçmiş zaman varsa did, be fiili varsa am/is/are/was/were, modal varsa can/will/should kullanılır.

İlk cümleDoğru cevapNeden?
I work at night.So do I.Geniş zaman: do
She likes tea.So does my sister.Üçüncü tekil şahıs: does
I went there yesterday.So did I.Geçmiş zaman: did
I am ready.So am I.Be fiili: am
I can drive.So can I.Modal fiil: can

Me neither ne demek?

Me neither, olumsuz bir cümleye “ben de değilim / ben de yapmam / bende de yok” anlamında katılmak için kullanılır. Türkçede hem olumlu hem olumsuz cümleye “ben de” diyebildiğimiz için bu nokta karışır.

İlk cümleDoğru cevapTürkçesi
I don’t like coffee.Me neither.Ben de kahveyi sevmem.
I am not ready.Me neither.Ben de hazır değilim.
I can’t swim.Me neither.Ben de yüzemem.

Neither do I ne zaman kullanılır?

Neither do I, olumsuz cümleye daha düzgün ve dil bilgisi açısından daha tam bir cevap vermek için kullanılır. Burada da yardımcı fiil, önceki cümlenin yapısına göre değişir.

İlk cümleDoğru cevapAçıklama
I don’t eat meat.Neither do I.Ben de et yemem.
I didn’t understand.Neither did I.Ben de anlamadım.
I am not hungry.Neither am I.Ben de aç değilim.
I won’t go.Neither will I.Ben de gitmeyeceğim.

En çok yapılan hata: I don’t like it — Me too

I don’t like it olumsuz bir cümledir. Buna “Me too” derseniz Türkçe düşünmüş olursunuz. Doğru cevap Me neither veya Neither do I olmalıdır.

  • Yanlış: I don’t like it. — Me too.
  • Doğru: I don’t like it. — Me neither.
  • Doğru: I don’t like it. — Neither do I.

Hızlı karar tablosu

İlk cümleKısa cevapDaha düzgün cevap
Olumlu cümleMe tooSo + yardımcı fiil + özne
Olumsuz cümleMe neitherNeither + yardımcı fiil + özne

Örnek diyaloglar

A: I love old movies.
B: Me too. / So do I.

A: I am not interested in football.
B: Me neither. / Neither am I.

A: I can’t remember his name.
B: Me neither. / Neither can I.

A: I have been to London.
B: So have I.

Snippet için kısa özet

Olumlu cümleye “ben de” demek için Me too veya So do I kullanılır. Olumsuz cümleye “ben de değilim / ben de yapmam” demek için Me neither veya Neither do I kullanılır. Yardımcı fiil, önceki cümlenin zamanına göre değişir.

Sık sorulan sorular

Me too yerine so do I kullanılır mı?

Evet. “Me too” daha kısa ve konuşma diline uygundur. “So do I” ise yardımcı fiili gösterdiği için daha düzgün bir cevaptır.

Me neither yerine neither do I kullanılır mı?

Evet. İkisi de olumsuz cümleye katılmak için kullanılır. “Neither do I” daha açıklayıcıdır.

I am too doğru mu?

Bağlama göre doğru olabilir; ancak “ben de” anlamında her yerde kullanılmaz. “I am tired” cümlesine “I am too” denebilir. Fakat “I like tea” cümlesine “I am too” denmez.

Kolay Gelsin İngilizce Ne Demek? Her Duruma Uygun Çeviri Örnekleri

“Kolay gelsin” İngilizcede tek kelimeyle her durumda karşılanmaz. İş başındaki birine çoğu zaman “Keep up the good work”, ayrılırken “Have a good shift” veya samimi ortamda “Take it easy” denir.

Kısa cevap: “Kolay gelsin” İngilizcede tek kelimeyle her durumda karşılanmaz. İş başındaki birine çoğu zaman “Keep up the good work”, ayrılırken “Have a good shift” veya samimi ortamda “Take it easy” denir.

Kolay gelsin İngilizcede neden tek bir kalıpla çevrilmez?

Türkçedeki “kolay gelsin” hem nezaket hem destek hem de vedalaşma anlamı taşır. Bir çalışanı selamlarken, bir işin başındaki kişiye moral verirken veya bir ortamdan ayrılırken aynı ifadeyi kullanabiliriz. İngilizcede ise bu anlamlar ayrı ayrı cümlelerle verilir. Bu yüzden “kolay gelsin İngilizce ne demek?” sorusunun cevabı bağlama göre değişir.

En büyük hata, her durumda sadece “good luck” demektir. Good luck daha çok sınav, yarışma, görüşme veya sonucu belirsiz bir iş için “iyi şanslar” anlamı verir. Market kasiyerine, ofiste çalışan birine veya temizlik yapan kişiye “good luck” demek doğal durmayabilir.

En doğal karşılıklar

Türkçe durumDoğal İngilizce ifadeAçıklama
Çalışan birine moral vermekKeep up the good work.Yaptığın işe böyle devam et, iyi gidiyorsun anlamı verir.
Vardiyada çalışan birine ayrılırkenHave a good shift.Özellikle mağaza, restoran, hastane gibi vardiyalı işlerde uygundur.
Samimi ortamda ayrılırkenTake it easy.Kendini çok yorma, rahat ol anlamı taşır.
Zor bir işe başlayan kişiyeGood luck with your work.Sonucu belirsiz veya zor bir iş varsa kullanılır.
Resmî ve nazik kullanımI hope your work goes smoothly.İşinizin sorunsuz ilerlemesini dilerim anlamındadır.

“Kolay gelsin” için örnek cümleler

  • Kolay gelsin, sonra görüşürüz. → Take it easy, see you later.
  • Vardiyanız kolay gelsin. → Have a good shift.
  • Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim. → I hope your work goes smoothly.
  • Harika iş çıkarıyorsun, kolay gelsin. → You are doing a great job. Keep up the good work.
  • Yeni projede kolay gelsin. → Good luck with the new project.

Hangi ifade yanlış anlaşılabilir?

“May it come easy” gibi kelime kelime çeviriler İngilizcede doğal değildir. “Easy come” ifadesi ise “kolay gelen” anlamına gelir ve selamlaşma kalıbı değildir. “Kolay gelsin” çevirisi yapılırken kelimenin değil, durumun çevrilmesi gerekir.

Kısa cevap

İş yapan birine “kolay gelsin” demek istiyorsanız en güvenli seçenek “I hope your work goes smoothly” cümlesidir. Daha samimi ve kısa bir ifade arıyorsanız “Take it easy” kullanılabilir. Bir kişinin yaptığı işi takdir etmek istiyorsanız “Keep up the good work” daha doğaldır.

Sık yapılan çeviri hataları

Türkçeden İngilizceye çeviri yaparken nezaket kalıpları birebir çevrilmemelidir. Çünkü Türkçede günlük hayatta kullanılan birçok kısa ifade İngilizcede farklı sosyal durumlara bölünür. Aynı nedenle “eline sağlık”, “afiyet olsun”, “geçmiş olsun” gibi sözler de tek kelimeyle çevrilmez.

Sık Sorulan Sorular

Kolay gelsin İngilizce good luck mı?

Bazen evet, fakat her zaman değil. Good luck daha çok sonucu belirsiz işler için kullanılır. Çalışmakta olan birine “Keep up the good work” veya “Take it easy” daha doğal olabilir.

Kasiyere kolay gelsin İngilizce nasıl denir?

Doğrudan çevirmek yerine “Have a good day” veya vardiya bağlamı varsa “Have a good shift” denebilir.

Resmî yazıda kolay gelsin nasıl yazılır?

“I hope your work goes smoothly” veya “I wish you an easy and productive day” resmî yazışmaya daha uygundur.

Müsait misin İngilizce Nasıl Denir? Are You Available ve Do You Have Time Farkı

“Müsait misin?” İngilizcede duruma göre “Are you available?”, “Do you have time?”, “Are you free?” veya “Can we talk?” şeklinde söylenir. Resmî kullanımda “Are you available?”, günlük konuşmada “Are you free?” daha doğaldır.

Kısa cevap: “Müsait misin?” İngilizcede duruma göre “Are you available?”, “Do you have time?”, “Are you free?” veya “Can we talk?” şeklinde söylenir. Resmî kullanımda “Are you available?”, günlük konuşmada “Are you free?” daha doğaldır.

Müsait misin İngilizcede tek kalıpla mı söylenir?

Türkçedeki “müsait misin?” ifadesi hem konuşabilir miyiz hem zamanın var mı hem de randevu için uygun musun anlamlarına gelebilir. İngilizcede bu anlamlar bağlama göre farklı kalıplarla ifade edilir. Bu yüzden doğru cümle, kişiye ne sormak istediğinize göre değişir.

Kısa cevap

Resmî veya iş ortamında “Are you available?” kullanılır. Arkadaşınıza veya yakın olduğunuz birine “Are you free?” diyebilirsiniz. Bir konuşma başlatmak istiyorsanız “Do you have a minute?” veya “Can we talk?” daha doğaldır.

Kullanım tablosu

Türkçe durumDoğal İngilizceKullanım
Müsait misiniz?Are you available?Resmî, iş, randevu, toplantı.
Müsait misin?Are you free?Günlük ve samimi konuşma.
Vaktin var mı?Do you have time?Genel zaman sorma.
Bir dakikan var mı?Do you have a minute?Kısa konuşma başlatma.
Konuşabilir miyiz?Can we talk?Daha doğrudan ve kişisel.

Are you available ne demek?

“Are you available?” Türkçede “müsait misiniz?” veya “uygun musunuz?” anlamına gelir. İş görüşmesi, toplantı, randevu, telefon konuşması veya profesyonel mesajlarda kullanışlıdır. Çok samimi bir arkadaşla konuşurken biraz resmî durabilir.

  • Are you available tomorrow morning? → Yarın sabah müsait misiniz?
  • Are you available for a meeting at 3 p.m.? → Saat 3’te toplantı için uygun musunuz?
  • Please let me know when you are available. → Ne zaman müsait olduğunuzu bildirir misiniz?

Are you free ne zaman kullanılır?

“Are you free?” daha günlük ve samimi bir ifadedir. Arkadaşınıza, aile üyenize veya yakın iş arkadaşınıza rahatlıkla söyleyebilirsiniz. “Free” burada ücretsiz anlamında değil, zamanı boş olmak anlamındadır.

  • Are you free tonight? → Bu akşam müsait misin?
  • Are you free for coffee? → Kahve içmek için müsait misin?
  • I am free after 6. → 6’dan sonra müsaitim.

Do you have time ve do you have a minute farkı

“Do you have time?” daha genel bir zaman sorma ifadesidir. “Do you have a minute?” ise kısa bir şey söylemek, soru sormak veya hızlıca konuşmak istediğinizde kullanılır. İş ortamında çok doğal ve nazik bir başlangıçtır.

Türkçeİngilizce
Bir dakikan var mı?Do you have a minute?
Kısa bir şey sorabilir miyim?Can I ask you something quickly?
Bugün vaktin var mı?Do you have time today?
Şimdi konuşmak için uygun musun?Is now a good time to talk?

Telefon ve mesajda doğal örnekler

  • Are you available for a quick call? → Kısa bir görüşme için müsait misiniz?
  • Is now a good time to talk? → Şimdi konuşmak için uygun mu?
  • Can we talk when you are free? → Müsait olduğunda konuşabilir miyiz?
  • Let me know when you are free. → Müsait olduğunda haber ver.

Randevu almak için nasıl sorulur?

Randevu veya toplantı ayarlarken “available” kelimesi daha profesyonel durur. Bir zaman öneriyorsanız cümleye gün ve saat eklemek daha net olur.

Are you available on Tuesday at 2 p.m. for a short meeting?

Yaygın hatalar

Doğal olmayan kullanımDaha doğal kullanım
Are you suitable?Are you available?
Are you empty?Are you free?
Do you have empty time?Do you have time?
When are you suitable?When are you available?

Pratik kural

İş ve randevu için “available”, arkadaşça konuşma için “free”, kısa bir konuşma başlatmak için “do you have a minute”, konuşmanın uygun olup olmadığını sormak için “is now a good time to talk” kullanın.

Sık Sorulan Sorular

Müsait misin İngilizce nasıl denir?

Günlük konuşmada “Are you free?”, resmî kullanımda “Are you available?” denir.

Are you available ne demek?

“Müsait misiniz?” veya “uygun musunuz?” anlamına gelir.

Are you suitable müsait misin demek mi?

Hayır. “Are you suitable?” kişi veya şeyin uygun nitelikte olup olmadığını sorar; zaman açısından müsaitlik için “Are you available?” kullanılır.