21st LESSON — 21′ nci İNGİLİZCE DERS

To ask a question.

tu ask e kueş’työn

Soru sormak.
I ask you a question.

ay ask yu e kueş’työn

Ben size bir soru soruyo­rum.
You answer my question.

yu an’ser may kueş’työn

Siz benim soruma cevap veriyorsunuz.
To write a letter.

tu rayt e let’er

Mektup yazmak.
I write you a letter.

ay rayt yu e let’er

Ben size mektup yazıyorum.
You read my letter.

yu rid may let’er ‘

Mektubumu okuyorsunuz.
To learn the lesson.

tu lörn dhî les’ön

Dersi öğrenmek.
She learns her lesson.

şi lörns hör les’ön

O (kad.) dersini öğreniyor.
We know our duty.

ui no aur dyu’ti

Biz ödevimizi biliyoruz.
You are able to read English.

yu ar ey’bıl tu rîd in’gliş

Siz İngilizce okuyabiliyor­sunuz.

 

to asktu asksormak
I askay asksoruyorum
you askyu asksoruyorsun
he, she askshi gi askssoruyor
we askui asksoruyoruz
you askyu asksoruyorsunuz
they askdhey asksoruyorlar

 

KURAL 14 — İngilizcede fillerin şimdiki zamanı­nı çekerken, tekil 3 ncü şahıs dışında, mastarı değişmez. Tekil 3 ncü şahsın sonuna (s) alır ve eğer fiil (o, s, ch veya sh) ile biterse, bu (es) olur (Mastarlardan önce daima «to» gelir).

 

to looktu lukbakmak
I lookay lukbakıyorum
you lookyu lukbakıyorsun
he, she lookshi şi luksbakıyor
we lookui lukbakıyoruz
you lookyu lukbakıyorsunuz
they lookdhey lukbakıyorlar

 

Bilindiği gibi to have (malik olmak) ve to be (olmak) yardımcı fiillerin olumsuz şekillerini çek­mek için not (değil, yok) sözcüğü kullanılır:

 

I have:                  benim var —I have not: benim yok

I am:                     ben’im — I am not: ben değilim

I had:                    benim vardı — I had not: benim yoktu

I was:                    ben idim — I was not: ben değildim

 

Bu not sözcüğü ile yapılan birkaç yardımcı fiil daha vardır (28 nci ders). Lâkin diğer bütün İngilizce fiillerin olumsuz şekillerini yapmak için to do (yap­mak, etmek) yardımcı fiili kullanılır.

Örnek:

I do not writeay du not raytyazmıyorum
you do not writeyu du not raytyazmıyorsun
   
we do not writeui du not raytyazmıyoruz
you do not writeyu du not raytyazmıyorsunuz
they do not writedhey du not raytyazmıyorlar

 

To do (tu du) yardımcı fiili, sormak için de kullanılır:

Do you go home?Eve mi gidiyorsunuz
du yu go hom
Do we drink beer?Bira içiyor muyuz?
du ui drink bir
Does she know you?Sizi tanıyor mu?
daz şi no yu
able (S’bıl) erkli, güçlü.duty (dyu’ti) ödev, görev.
ask, to (tu ask) sormak.do, to (tu du) yapmak, etmek.
answer (en’sör) cevap.guide, to (tu gayd) yol göster­mek
answer, to (tu en’sör) cevap 
vermek.harm (harm) zarar.
drink, to (tu drink) içmek.learn, to (tu lörn) öğrenmek.
doubt (daut) şüphe.look, to (tu luk) bakmak.

 

movies (mu’vis)sinema.English (in’gliş) İngiliz,
mister (mis’tir)bay.İngilizce.
matter (me’tir)sorun, konu,please (plîz) lütfen.
madde. question (kueş’työn) soru.
open, to (tu o’pın) açmak.read, to (tu rîd) okumak.
opinion (opi’nyön) fikir, dü­shut, to (tu şat) kapmak.
şünce. shop (şop) dükkan, mağaza.
know, to (tu nö)bilmek; tanı-sit, to (tu sit) oturmak.
mak. sleep, to (tu slip) uyumak.
Turkish (tör’kiş)Türk, Türkçewrite, to (tu rayt) yazmak.

 

I drink a glass of water.Bir bardak su içiyorum.
You open the door.Kapıyı açıyorsunuz.
He shuts the window.Pencereyi kapıyor.
We look at the picture.Resme bakıyoruz.
My brother learnsKardeşim İngilizce
English.öğreniyor.
Mister Jones knowsBay Jones Türkçe bilir.
Turkish. 
She goes to the shop.Mağazaya gidiyor (kad.)
He does his duty.Ödevini yapıyor (erk.).
Every night we sleep.Her gece uyuruz.
They go to the movies.Sinemaya gidiyorlar.

 

IDIOMS:
I am able to do this.Bunu yapabilirim.
ay em ey’bil tu du dhis 
What is your opinionBuna dair fikriniz
about it?nedir?
uot is yur opi’nyön abaut it 
There is no doubtOna şüphe yoktur.
about that. 
dher is no daut abaut dhat

 

It is good for nothing.

it is gud na’dhing

Bir işe yaramaz.
He had a narrow escape.

hi hed e ner’ro eskeyp

Ucuz kurtuldu.
There is no harm in that.

dher is no harm in dhat

Zararı yok.
What is the matter with you?Ne oluyorsunuz;?; neniz var?
 

uot is dhi met’ir uidh yu

 
Do you know Adil?

du yu no adil

Adil’i tanıyor musunuz?

 

 

EGZERSİZ 34 — (to drink — to go — to look) fiillerini çekiniz (şimdiki zaman).

EGZERSİZ 35 — Aşağıdaki cümlelerde fiillerin alt­larını çiziniz.

I do my work. — We go to the movies. — She is able to do that. — Do you go home? — I come from school. — He does nothing because he is lazy. — The boy drinks a glass of milk every morning. -— You read Turkish and I write English. — I learn English. — I know English better than you do. — Please, open the window.

EKZERSİZ 36 — Yukarıdaki cümleleri Türkçeye çeviriniz.

 

OKUMA:
The woman and the parrot.

Parrots, you know, are not to be found in our towns. Sailors bring them from Asia and Africa.

One day, a sailor had a parrot. To all the ques­tions, it would answer: «There is no doubt about it.»

«How much do you want for this parrot?» asked a woman.

«One hundred pounds,» answered the sailor.

The woman asked the parrot:

«Are you worth one hundred pounds?»

The answer was:

«There is no doubt about it.»

She was very glad to buy the bird and carried it home.

Some time after, she repented of her bargain and said aloud:

«What a fool I was to throw my money away!»

«There is no doubt about it,» said the parrot.

 

to find (tu faynd): bulmak — are not to be found : bulunmamaktadır.

it would answer (it uud an’ser): cevap vermekte idi.

there is no doubt about it : buna şüphe yoktur, are you worth? (aru uördh): değer misin? bargain (bâr’gin): kelepir; pazarlık; anlaşma, aloud (a’laud): yüksek sesle, what a fool (uot e full): ne aptal, to throw (tu dhro) atmak — to throw my money away: paramı atmak.

 

BELLEYİNİZ :

to buy — satın almak
tu bay
to call — çağırmak
tu kol
to cook — pişirmek
tu kuk
to dance — dans etmek
tu dans
to deceive — aldatmak
tu disîv
to deserve — hak etmek
tu di’zörv
to die — ölmek
tu day
to earn — kazanmak
tu örn
to eat — yemek
tu ît
to esteem — değer vermek
tu es’tîm

 

to expect — beklemekto kill — öldürmek
tu eks’pekttu kili
to fall — düşmekto kiss — öpmek
tu foltu kis
to fill — doldurmakto knock — vurmak
tu filtu nok
to finish — bitirmekto lough — gülmek
tu fi’niştu laf
to find — bulmakto leave — terketmek
tu fayndtu lîv
to follow — takip etmekto lend —- ödünç vermek
tu fo’lotu lend
to forbid — menetmekto lie — yalan söylemek
tu for’bidtu lay
to forget — unutmakto like — beğenmek
tu for’gettu layk
to forgive — affetmekto lose — kaybetmek
tu for’givtu luz
to give — vermekto love — sevmek
tu givtu lav
to hang — asmakto meet — rastlamak
tu hangtu mit
to hate — nefret etmekto obey — itaat etmek
tu heyttu o’bey
to hear — işitmek, duymakto oblige — mecbur etmek
tu hîrtu o’blaye
to hope — ümit etmekto order — buyurmak
tu hoptu or’der
to inform — haber vermek     to pass — geçmek
tu in’formtu pas
to invite — davet etmekto pay — ödemek
tu in’vayttu pey
to keep — saklamakto permit — müsaade et-
tu kîptu per’mit rnek
to play — oynamakto sing — şarkı söylemek
tu pi eytu sing
to pray — dua etmekto smell -— koklamak
tu preytu smel
to prefer — tercih etmekto smoke — sigara içmek
tu pıl’förtu smok
to prepare :— hazırlamakto speak — konuşmak
tu pri’peyrtu spîk
to promise — söz vermekto spend — harcamak
tu pro’miz,tu spend
to put -— koymakto stop — durmak
tu puttu stop
to receive — almak kabulto swim — yüzmek
tu ri’sîv etmek tu suim
to remember — hatırlamak to take — almak
tu rimem’börtu teyk
to repent — pişman olmakto talk — konuşmak
tu ripenttu to’k
to rest — dinlenmekto wait — beklemek
tu resttu ueyt
to return — dönmekto walk — yürümek
tu ri’törntu uo’k
to rise — kalkmakto want — istemek
tu rayztu uant
to run — koşmakto wash — yıkamak
tu rantu uoş
to say — söylemekto win —- kazanmak
tu seytu uin
to sell — satmakto wish —- istemek, dilemek
tu seltu uiş
to send — yollamakto work —- çalışmak
tu sendtu uörk

https://blog.ingilizceceviri.org/21st-lesson-21-nci-ingilizce-ders

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.