Noun Clauses (İsim Cümleleri) İngilizce Konu Anlatımı

Noun Clauses (İsim Cümleleri)

İngilizce derslerimizden The Noun (İsim) konusu işlenmiştir konu anlatımı için İsimlerde cins, Birlik/Çokluk ve İsmin halleri konularını bulacaksınız.

 

 

 

 

 

İSİM

(The Noun)

Herhangi bir şeyin veya şahsın adı olan kelimeye NOUN (isim) denir; book (kitap), desk (rahle, mektep sırası), teacher (hoca), knowledge (bilgi) gibi.

İSMİN ÇEŞİTLERİ

Dört türlü isim vardır:

(2) Has isim (PROPER NOUN): tek olan bir şahıs veya şeyin, yahut tek bir hayvan veya mevkiin öz adı; George, London (Londra) town (şehir) gibi.

(2)          Has is i(mPROPER NOUN): tek olan bir şahıs veya şeyin, yahut tek bir hayvan veya mevkiin öz adı; Georgen, London (Londro) gibi.

(3)          Topluluk ismi (COLLECTIVE NOUN): Bir arada bulunan birçok şeylerin toptan ismi; crowd (kalabalık), class (sınıf), army (ordu) gibi.

Dikkat. — (A) Has isimlerin ilk harfleri daima kapital (büyük) harfle yazılır.

(B) Topluluk isimleri toptan bir birlik olarak düşünülünce bunların fiilleri SINGULAR (müfret) olur; fakat manada fertlerine ehemmiyet verilirse fiilleri PLURAL (cemi) olur. Meselâ The jury consists of twelve persons (jüri on iki kişiden teşekkül eder) cümlesinde COLLECTIVE isim olan jury’nin bir topluluk olmak üzere kendisi bahis mevzuu olduğu için consists fiili müfrettir. The jury were divided in their opinions (jüri (azaları) reylerinde ihtilâfa düştüler) cümlesinde ise toptan jury değil, reyleri dolayısıyla, azal ar ı bahis mevzuu olduğu için were divided fiili cemi şeklindedir.

 

(4)          Mücerret isim (ABSTRACT NOUN): bir vasıf veya hal bildiren isimdir; whiteness (beyazlık), manhood (erkeklik), movement (hareket), pleasure (haz) gibi.

İSİMLERDE CİNS

(Gender)

İngilizcede isimlerin cinsiyeti (yani erkeklik veya dişiliği) delâlet ettikleri şeylere göredir. Canlı varlıklardan erkek olanlar gramerce de erkek (MASCULINE, müzekker); dişi olanlar gramerce de dişi (FEMININE, müennes) sayılır. Cansız şeyler gramerce NEUTER (cinsiyetle ilgisiz) itibar olunur. İngilizcenin, bu hususta, Türkçeden ayrılığı şu noktadadır: İngilizcede şahıs ve mülkiyet zamirlerinden müfret üçüncü şahsı gösterenler müzekker ve müennes için ayrıdır. Bu sebeple İngilizcede isimlerin cinsiyetinin gramerce ehemmiyeti vardır; Türkçede ise cinsiyetin gramerle hiç ilgisi yoktur.

Dört türlü cins vardır:

(a)          MASCULINE (müzekker): canlı varlıklardan erkek olanlar; man (erkek), boy (oğlan), horse (at), lion (aslan) gibi.

(b)          FEMININE (müennes): canlı varlıklardan dişi olanlar; woman- (kadın), girl (kız), mare (kısrak), lionness (dişi aslan) gibi.

(c)          COMMON (cinsiyeti müşterek): kelimenin şeklinden cinsiyeti belli olmayan; friend (dost), cousin (kuzen), parent (ana ile babadan biri) gibi. Bu türlü isimler müzekker için de kullanılabilir, müennes için de.

(d)          NEUTER (cinsiyetle ilgisiz): cansız şeyler; table (masa), pencil (kurşunkalem) gibi.

Dikkat. — Küçük çocuklarla hayvanlardan bahsedilirken, çok defa, onların cinsiyetleri ile hiç ilgilen ilmediği için, zamirleri NEUTER şeklinde kullanılır; The child is asleep; let it sleep on. (çocuk uyumuş; bırak uyuyadursun). Have you a horse? will you let me ride it? (atınız var mı? ona binmeme müsaade der misiniz?) gibi.

 

Müzekker isimlerin müennes şekilleri aşağıda gösterilen üç tarzda yapılır:

(a)          KELİMENİN SONUNA  EK GETİRİLMEKLE (en çok kullanılan ek -ESS’dir);

actor (aktör) acterss      duke (duka, dük) duchess

Jew (Yahudi) Jewess    marquis (marki) marchionnes

master (hoca , efendi) mistress              tiger (kaplan , pars) tigress

(b)          TERKİP (composition) suretiyle ismin başına veya sonuna bir kelime getirerek;

man-servant (erkek hizmetçi) maid-servant (kız hizmetçi) turkey-cock (baba-hindi) turkey-hen (dişi hindi)

lantf-lord (mülk sahibi) land-iady (mülk sahibi kadın)

he-goat (erkek keçi, teke) she-goat (dişi keçi)

(c)          HER İKİ CİNS İÇİN AYRI KELİME kullanılarak;

gentleman (efen- lady (hanım)               bachelor (bekâr)             spinster (bakir) di)

husband (koca) wife (karı)         bull (boğa)         cow (inek)

monk (keşiş) nun (marabet,      horse (at)           mare (kısrak) rahibe)

king (kıral) queen (kıraliçe) nephew (yeğen)  niece (k. yeğen)

boy (oğlan) gir! (kız)     sir (bey)              madam (hanım)

earl (kont) countess (kontes) uncle (amca, dayı)    aunt (hala, teyze).

 

Birkaç müstesna şekil de vardır: executor (vasiyeti yerine getiren), executrix (vasiyeti yerine getiren kadın); testator (vasiyet sahibi) testatrix (vasiyet sahibi kadın); hero (kahraman), heroine (kadın veya kız kahraman) gibi.

Dikkat. — Şiir ve edebiyatta tabiat kuvvetlerine, tabiat unsurlarına, ilim, sanat, ahlâk ve fazil’t gibi mefhumlara, yahut umumiyetle beşerî fazilet ve reziletlere bir şahsiyet izafe edilince onların isimleri,

 

canlı varlıklarmış gibi, müzekker veya müennes sayılarak, zamirleri ona göre kullanılır. Meselâ şiirde Sun (güneş) müzekker, Moon (ay, kamer) müennestir; Summer (yaz), Autumn (sonbahar), Winter (kış) müzekker, Spring (ilkbahar) müennestir. Böyle «teşhis» edilerek, yâni kendisine bir şahsiyet izafe olunarak, kullanılan kelimelerin ilk harfleri kapital ile yazılır.

Ship (gemi) kelimesi daima müennes sayılır.

BİRLİK-ÇOKLUK

(Number)

İsimler, adet bakımından, iki halde bulunur: SINGULAR (müf- ret), PLURAL (cemi). Müfret isimlerin cemi şekilleri aşağıda gösterilen tarzlarda yapılır:

(a)          Müfrede bir -S ekleyerek: boy (oğlan), boys (oğlanlar); girl (kız), girls (kızlar) gibi.

(b)          Sonu O ile biten veya son harfi «s», «ş», «ç» sesi veren isimlerde kelimenin sonuna bir -ES ekliyerek: church (kilise), churches (kiliseler), brush (fırça), brushes (fırçalar), box (kutu), boxes (kutular), potato (patates), potatoes (patatesler) gibi. ’

Dikkat. — Sonunda O bulunan yabancı asıllı kelimelerin cemi şekli sonlarına sadece bir -S ekleyerek yapılır: piano, pianos (piyanolar) gibi.

(c)          Son harfi Y ve sondan evvelki harfi bir konson olan kelimelerin ceminde Y harfi yerine -IES geçer: lady (hanım), ladies (hanımlar); fly (sinek), flies (sinekler).

(d)          Sonlarında F ve FE bulunan kelimelerin cemi şeklinde bu harfler -VES ile değiştirilir: leaf (yaprak), leaves (yapraklar); wife (karı, zevce), wives (zevceler) gibi. Fakat gulfs (körfezler, fafes (kasalar). reefs (denizde kayalıklar) şeklinde cemilenen isimler de vardır.

Dikkat. — Sonlarında OOF, IEF, RF, FF bulunan kelimeler -S ile cemilenir: roofs (damlar), chiefs (şefler), dwarfs (cüce-ler), cliffs (yarlar – duvar gibi dik kenarlı kayalar), thref (hırsız), thieves (hırsızlar) müstesnadır.

(e)          Bâzı kelimelerin cemileri vokal değiştirmek suretiyle yapüır: man (insan, erkek), men (insanlar, erkekler); tooth (diş), teeth (dişler); goose (kaz), geese (kazlar); foot (ayak), feet (ayaklar); mouse (fare), mice (fareler); woman (kadm), women (kadınlar) gibi.

(f)           Üç İsim cemi şeklinde -En, veya -ıREN eki alır: ox (öksüz), oxEN (öksüzler), child (çocuk), childREN (çocuklar), brother (erkek kardeş), brothers (erkek kardeşler) yahut brethREN (din veya tarikat kardeşleri). (Brother isminin iki cemi şekli mânaca birbirinden farklıdır: brothers hakikî erkek kardeşler demektir; brethren ise manevî kardeşler, yani bir mezhep veya dinden, yahut bir tarikattan olan kimseler demektir).

(g)          Bâzı kelimelerin müfret şekli ile cemi şekli birdir: sheep (koyun, koyunlar); deer (geyik, geyikler); fish (balık veya balıklar – fakat bunun fishes şeklinde cem’i de kullanılır); heathen (puta-tapan, puta-taapnlar); swine (domuz, domuzlar); trout (ala balık, ala-balık- lar); species (neviler, nevi) gibi.

(h)          YABANCI ASILLI KELİMELER’den bazıları kendi kaidelerine göre cemilenir: crisis (kriz, buhran), crisES; basis (esas, üs), basES; cherab (yüksek mertebeli melek), cheralhIM: da’um (muta, «dor, *e»), da.’A; erratum (yanılma, sehiv), erratA; phenomenon (hâdise, fenomen), phenomenA; terminus (son had, münteha), termini; oasis (vâhe), oasES.

Dikkat. — 1) Mürekkep isimlerde cemi alâmeti asıl manayı belirten kelimeye eklenir: passerS-by (gelip-geçenler); lookerS-on (seyredenler); fatherS-in-law (kaynatanlar); courtS-martial (divanıharb- ler, askerî-mahkemeler) gibi.

2)           Bâzı isimlerin, mânaca farklı, iki türlü cemi şekli vardır: genius (dâhi), geniuses (dâhiler), genii (cinler ve periler); index (indeks), indexes (indeksler), indices (emsaller); penny (bir şilling’in 1/12 si), pennies (penny’lik sikkeler), pence (penny değeri).

3)            Bâzi isimlerin cemi şekli yoktur: information (haber), advice

(tavsiye, nasihat), knowledge (bilgi), furniture (ev eşyası), news (haber. havadis), progress (terakki) gibi.

4)           Bâzı isimlerin de müfredi yoktur: scissors (makas), trousers (pantalon), compasses (pergel), aims (sadaka), billiards (bilârdo), clothes (elbise), contents (muhteva, «mündericat»), goods (emtia, tüccar malı), oats (yulaf), riches (servet), thanks (teşekkür, şükran), wages (iş ücreti), people (halk) gibi.

İSMİN HALLERİ

(Case)

Bir ismin diğer bir kelime ile münasebeti bakımından aldığı hale CASE denir.

İngilizcede üç türlü CASE vardır:

(a)          NOMINATIVE (salt isim hali),

(b)          OBJECTIVE (objekt hali: buna DIRECT OBJECT (doğrudan doğruya objekt) olduğu hallerde ACCUSATIVE; INDIRECT OBJECT (dolayısıyla objekt) olduğu hallerde DATIVE denilir. A c c u s a t i v e ’in bizdeki eski karşılığı «mefulü-bih», d a t i v e ,in de « mefulüileyh» ve «mefulü- fih» idi.

(c)          POSSESSIVE (veya GENITIVE) eski tabirle «muzafiileyh») hali.

Bir kelime aşağıda sayılan hallerde NOMINATIVE durumunda bulunur:

(a)          Cümlenin SUBJECTi olunca: The boy did the work (çocuk işi yaptı). Bu misalde «boy» (çocuk) kelimesi, subjekt olduğundan, NOMINATIVE haldedir.

(b)          to be fiilinden sonra gelen ve kendisini başka bir fiil takibeden kelime; It was the teacher who spoke (söyleyen hoca idi). Burada «the teacher» ismi, «was» fiilinden sonra geldiği ve kendisini «spoke» fiili takip ettiği için, NOMINATIVE halindedir.

OBJECTIVE hali:i

(a)          Kelime cümlede OBJECT durumunda ise (yâni TRANSITIVE (tadiyeli) bir fiilden sonra geliyorsa): We saw the child (çocuğu gördük) gibi.

(b)          Bir ismin veya bir PREPOSITION (edat) ile kullanılın – ca: I sent the book to HIM (kitabı ona gönderdim). «Him» zamiri «to» edatı ile kullanılmış olduğu için OBJECTIVE halindedir.

INDIRECT OBJECT (dolayısiyle objekt). TRANSITIVE fiillerin, yukarıdaki misalde görüldüğü gibi, çok defa iki OBJECTleri vardır. Meselâ: I taught HIM ENGLISH (ona İngilizce öğrettim cümlesinde şahsa delâlet eden «him» zamiri INDIRECT OBJECT, şeye delâlet eden «English» ismi DIRECT OBJECT’tir.

INDIRECT OBJECT, umumiyetle, evvelâ gelir. Eğer ilkin DIRECT OBJECT gelirse, bu halde INDIRECT OBJECT bir PREPOSITION (edat) ile kullanılır. I taught English (direct object), to him (indirect object) gibi.

Eskiden İngilizcede direct object durumunda bulunan kelimeler DATIVE halini alırlardı ve bu hali alınca şekillerinde bir değişiklik olurdu; modern İngilizcede DATIVE ve ACCUSATIVE ayrılığı yoktur, çünkü bu iki halin ikinsinde de kelimenin şekli sabit kalır, bir değişikliğe uğramaz. Bunun içindir ki bu iki tâbirin yerine şimdi yalnız OBJECTIVE CASE (objekt hali) tâbiri kullanılmaktadır.

POSSESSIVE (mülkiyet) hali, kelimenin «malik olan» durumun- da bulunduğunu belirtir. Bu hal, müfret isimler ile, cemi’leri -S eki ile yapılmayan isilmerde kelimenin sonuna bir ’S getirmek suretiyle belirtilir; the boy’s cap (erkek çocuk kasketi), the men’s work (erkeklerin işi) gibi. Sonlarına -S eklenerek yapılmış olan cemilerde bu hal sadece bir apostrophe (’) işareti ile belirtilir; the boys’ school (erkek çocuklar mektebi “erkek çocuk mektebi”), the ladies’ dresses hanımlar elbiseleri, «kadın elbiseleri» gibi.

Dikkat I. — Bu şekilde mülkiyet hali, umumiyetle insanlar- dan, bazen de hayvanlardan bahsederken kullanılır, eşyadan bahsederken kullanıldığı nadirdir. Meselâ: the girl’s dress (kızın elbisesi), the dog’s tail (köpeğin kuyruğu) denildiği halde, “dağın eteği” nden bahsederken «the mountains’e foot» denilmez, the foot of the mountain denilir.

Dikkat II. — Son hecesi S ile başlayıp S ile biten kelimelerin POSSESSIVE hali sonlarına yalnız apostrophe işareti koymak suretiyle belirtilir: Moses’ laws (Musanm kanunları, şeriatı) gibi. «Sophocles’ tragedies» (Sophokles’in tragödyaları), veya «Her cules’ works» (Herkül’ün işleri) gibi şekillere, umumiyetle rasgelinirse de, sonu S ile biten has isimlerin mülkiyet halinde ’S kullanılması kaideye daha uygundur; St. James’s Park (Londrada bir park), Venus’s beauty (Venüs’ün güzelliği) gibi.

Dikkat III. — (a) ZAMAN, (b) MEKÂN, (c) KEMİYET ifade eden bazı sözlerde ’S şekli kullanılır; a day’s journey (bir günlük yolculuk), a week’s holiday (bir haftalık tatil), İhree month’s absence (üç haftalık gaybubet), a stone’s throw (bir taş atımlık mesafe), a needle’s point (bir) iğne ucu (kadar), a shilling’s worth (bir şiling değerinde)… gibi. Çok kullanılan bir kaç sözde de bu şekle rasgelinir: “out of harm’s way” (zarar sahası dışında), “at his wit’s end,, (ne yapacağını, ne diyeceğini bilmez halde – kelime kelime tercümesi: aklının sonunda), “for goodness’s sake” («Allah rızası için / kelime kelime tercümesi: iyilik hatırı için), “at his fingers’ ends” (“elinin altmda ” / aynen tercümesi: parmaklarının uçlarında).

Dikkat IV. — Apostrophe işareti POSSESSIVE CASE’den başka, bir de hazif belirtmek için kullanılır, umumiyetle konuşmada hazfedilen vokal sesleri yazıda o vokallerin yerine apostrophe konularak belirtilir: don’t == do not (yapma), it’s = it is (o dur) gibi.

NOT .— Cemi alâmeti olarak isimlerin sonlarına takılan S kon- sonu iki türlü telâffuz edilir;

(1)          İsmin son harfi sert sesli bir konson ile S gibi: cats (kets), spots, camps (kemps), cuffs (kafs), socks (soks).

(2)          İsmin son harfi yumuşak sesli konson ise, Z gibi: lands (lendz), hands (hendz) cubs (kabz), songs (songz), bells (belz),

aims (eymz).

-ES ve -IES şeklindeki cer.-.i takılarının S’leri de «z» gibi okunur: inches (inçiz), lasses (lesiz), ladies (leydiz), flies (flayz).

Noun Clauses (İsim Cümleleri) İngilizce Konu Anlatımı

http://blog.ingilizceceviri.org/noun-clauses-isim-cumleleri-ingilizce-konu-anlatimi

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.