LESSON ELEVEN — 11′ inci İNGİLİZCE DERS

This boy and that girl. Bu erkek çocuk ve şu kız.
dhis boy end dhat görl  
These boys and those Bu erkek çocuklar ve şu
girls. kızlar.
dhîz boys end dhoz görls  
This purse and that bag. Bu para kesesi ve şu çanta.
dhîs pörs end dhat bag  
These purses and those bags. Bu para keseleri ve şu çantalar.
dhis pörses end dhoz bags  
This door, and that window. Bu kapı ve şu pencere.
dhis dor end dhat uin’du  
These doors and those windows. Bu kapılar ve şu pencereler.
dhîz dors end dhoz uin’doz  
This house and that garden.Bu ev ve şu bahçe.
dhis haus end dhat gar’den  
These houses and those gardens. Bu evler ve şu bahçeler.
dhîz hauzes end dhoz gar’dens
KURAL 9 — Yakın olan şeyler için: tekil (this), çoğul (these). Uzak olan şeyler için: tekil (that), çoğul (those).
another (en’adhır) bir diğeri. bitter (bit’tır) acı.
bag (beg) çanta, çuval. cheap (çîp) ucuz.
bath (bedh) banyo. cloth (klodh) bez, kumaş
dear (dîr) pahalı;aziz. pürse (pörs) para kesesi.
dirty (dör’ti) pis. side (sayd) taraf.
clean (klîn) temiz. station (stâ’şm) istasyon.
year (yîr) sene, yıl. their (dher) onların.
lion (layın) arslan. tiger (tay’gır) kaplan.
mine (mayn) benim. train (trân) tren.
new| (nyu) yeni. yours (yurs) sizinki.
our (aur) bizim, part (pâ’t) kısım. hammer (ham’ır) çekiç.
These are our shoes. Bunlar ayakkablanmızdır.
Those are not our cloths. Şunlar kumaşlarımız değildir.
My money is in this purse. Param bu kesenin içindedir
Your books are in that bag. Kitablarmiz şu çantanın

içinde dir.

This part is mine, that part is yours. Bu kısım benim, şu kısım sizindir.
These are not our gloves. Bunlar eldivenlerimiz değildir.
Those are my stockings. Şunlar çoraplarımdır.
The train is on this side Tren bu taraftadır.
The station is that side. İstasyon şu taraftadır.
This lion and that tiger. Bu arslan ve şu kaplan.
These flowers and those fruits. Bu çiçekler ve şu meyveler.
That table and those chairs are yours. Şu masa ve şu iskemleler sizindir.
This is a glove, that is another. Bu bir eldivendir, şu da bir diğeri.
Both are mine. Ikiside benim dir.
EGZERSİZ 17 — Aşağıdaki cümlelerin karşıtını ya­zınız. Örnek: The boy is awake.

 

The boy is asleep. — The house is big. — The girl is beautiful. — The bridge is short. — The window is open. — The family is poor. — A strong lion. — An old cloth. — An ugly, girl. — The coffee is bitter. The street is dirty. — The bag is large. — The water is hot. — The road, is long. — A pretty lady. — A wrong man. — The book is thin. — A slender woman. — This house has a bath.

EGZERSİZ 18 — Aşağıdaki cümleleri İngilizceye çeviriniz.

Bu eldiven beyazdır. — Şu kitap siyahtır. — Bu çi­çekler güzeldir. — Şu meyveler acıdır. — Bu para be­nimdir. — Şu para kesesi sizindir. — Bu ayakkaplar benimdir. — Şu gömlekler benimdir.

http://blog.ingilizceceviri.org/lesson-eleven-11-inci-ingilizce-ders

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.