İngilizce Konu Anlatımı ve Notlar – 4

VOCABULARY

best en iyi somewhere bir yerde
both her ikisi still hala
a diary hatıra defteri a suitcase bavul
due bkz : PHRASES too …da,… dahi
a fruit meyve to understand anlamak
a platform platform a wish istek
a porter hamal worried kaygılı

PHRASES:

I saw them off the station.

They sent their best wishes.

The train is due to leave at 5.20. The train is due there at 9 p.m.

Tren oraya akşam 9’da varmalı.

It took you a long time.

How long does it take to get there ? So, all went well.

She was late for her train.

Onları istasyonun dışında gördüm. En iyi dileklerini yolladılar.

Tren 5.20’de kalkmalı.

Çok zamanını aldı.

Oraya varmak ne kadar sürer ? Böylece her şey iyi gitti.

Trene geç kaldı.


CONVERSATION

(Patrick Behedict’lerle gara kadar gelmiştir. Konuklar İskoçya’ya gidiyorlar.)

DOROTHY Did the Benedicts get their train all right ?

PATRICK Yes, I saw them at the station. They sent their best wishes to both of you.

DOROTHY Have we their address in Scotland, or did we forget to ask them ? PATRICK No, they gave it to me before they left. I wrote it somewhere in my diary. Oh yes, here it is.

DOROTHY Thank you, Patrick. So all went well ?

PATRICK H’m. Elsa was very late for the train.

DOROTHY Was she ? Why was that ?

PATRICK I took her to the station in a taxi – it cost fifty pence. Ther I held her suitcase, and she went and bought some fruit. She wanted a paper, too. I think she spent all her money, because she took a very long time. The train was due to leave at ten. At five to ten she still wasn’t back. I was worried.

DOROTHY I’m sure you were !

PATRICK But then she ran up to me and took the suitcase. “Come on,

run” she said. I put her into the train at exactly ten o’clock. The porter shut the doors. And then after all that, the train started late, and I stood for ten minutes on the platform.

Practice sentences for Lessons 24 and 25:

Did your friends leave yesterday ?…

No, they left on Monday…What did she say ?…She said sha was busy…Your letter didn’t come last night, it came this morning…Our holiday began yesterday…He drove into the garage door…What time did you get up this morning ?…l got up at seven o’clock…They knew me, but I didn’t know them…She forgot her money, but she didn’t forget the tickets…They all went out at three o’clock…She gave him a pencil, and he wrote his name on a piece of paper…Then she took the paper and put it in her pocket.

STRESS

– 2 : address, forgot, before, exactly RHYTHM

Repeat these sentences :

The ‘ train was ‘due at ‘six – He ‘didn’t ‘drink his ‘milk – We ‘saw the’ boy be ‘fore the ‘church – They left on ‘Monday ‘morning.

-Note : fruit [ X ]; suitcase [ X ] ; diary [ X ]

GRAMMAR

-Her şeyden önce, sık kullanılan düzensiz fiillerin geçmiş zaman hallerini ezberlemek için çaba gereklidir. Bazılarına şimdiden rastladık bile. Aşağıda öğrenmeniz gereken bir liste bulacaksınız.Telaffuzu kendiliğinden belli olmayanlar için yanında fonetik verilmiştir :

-yazılışı değişen fiiller ve karma fiiller:

to buy satın almak bought [ x ] to send göndermek    sent
to eat yemek

hissetmek

ate to sleep uyumak slept
to feel felt to smell koklamak smelt
to keep muhafaza etm. kept to spend harcamak spent
geçirmek
to learn öğrenmek learnt [ x ] to teach öğretmek taught [ X ]
to lend borç vermek lent to hear işitmek heard [ X ]
to mean demek istemek meant [ment] to make yapmak made
-ek almayan, sesli harfi değişen fiiller
to drink içmek drank to see görmek saw
to hold tutmak held to take almak took
to read [ X ] okumak read [ X ] to wake uyanmak woke
to run koşmak ran to write yazmak wrote
to understand anlamak understood
Bu gruptaki fiillerden bazıları sesli harfini bile değiştirmez :
to put koymak put to shut kapatmak shut
to cost mal olmak cost

Sırası geldikçe bu fiillerin biçimlerini kelimeler bölümlerinde vereceğimiz gibi, öğrenci zamanla kitabın sonundaki komple fiiler listesine de başvurmaya alışacaktır. O listede, yakında göreceğimiz past participle formu da bulunmaktadır. Bu bellek calısması ve düzeltme cabası sartıır, ama bunlar en az düzeyde sayılır., Bilinecek formların yalnızca bunlar olduğunu anlamak, cesaretlenmeyi getirir. İngilizce’de bunlar dışında hiçbir düzensizlik yoktur,Almanca ve Fransızca’da olduğu gibi sıfatlar ve fiiller kişilerin cinsiyetine göre uyum ekleri almaz, hiçbir kip kurala uymamazlık etmez, ezberlenecek bu fiil formlarından başka bir sev voktur! İste birkaç örnek daha ;

Send your letter! Mektubunu yolla.
-I sent it yesterday. Dün yolladım.
Where did you put my jacket ? Ceketimi nereye koydun ?
-I put it on tne armchair. Koltuğun üstüne koydum.
How much did it cost ? Kac para tuttu ?
-It cost 6 pounds. 6 sterlin tuttu.
My mother made this for her. Annem bunu onun için yaptı.
1 spent two hours with him. Onunla iki saat geçirdim.
Who wrote this book ? Bu kitabı kim yazmış ?
Patrick took your car this morning. Patrick bu sabah senin arabanı aldı.
We saw that church last year. 0 kiliseyi gecen yıl gördük.
Sorulara nasıl kısa cevap verileceğini görmüştük :

Did she buy it ? – No, she didn’t. Satın aldı mı onu ? – Hayır, almadı.

Was he there ? – Yes, I’m sure he was. Orada mıvdı ? – Evet, eminim aada/d.

Söylenen bir söz karşısında şaşkınlık belirtmek için, yardımcı fiille kısa yapı kullanılır (yani fiilin yerine to do konur):
Elsa was late. – Oh, was she ? Elsa geç kaldı. – Ya, öyle mi ?
He came with her. – Oh, did he ? 0 da onunla geldi. – Ya, sahi mi ?
It cost a lot. – Oh, did it ? Çok para tuttu. – Ya, öyle mi ?
– Fruit kelimesi, tekil olarak bir meyveyi de, çoğul olarak genelde meyveleri de gösteriyor olabilir ve sonuna hiçbir zaman s eki almaz:
Did she buy any fruit ? Meyve almış mı ?
We ate some fruit. Biraz meyve yedil
– Both kelimesi, her ikisi de, anlamına gelir, bu kelimeden sonra the gelmez. İşte bazı yapı örnekleri:
Best wishes to you both İkinize de en iyi dilekler.
both of you
He wants to see them both İkisini de görmek istiyor.
both of them
They both arrived very late. İkisi de çok geç geldi.
Both of them arrived very late.
– Some’ın yeni bir yapısını daha ele alalım :
They’re going somewhere for the weekend. Hafta sonu için bir yere gidiyorlar.
– Stili zarfı, hala, rağmen, bununla birlikte gibi anlamlara gelir.
İt s 8 and she s still working. Saat 8, o hala çalışıyor.
He was still at his office. Hala bürosundaydı.
– Before ve after’ın bağlaç gibi kullanılışını da unutmayalım :
They phoned after they arrived . Onlar gittikten sonra aradılar.
He gave me his address before he lefLGitmeden önce bana adresini verdi.
-Daha önce gördüğümüz bazı sık kullanılan fiillerin yapısını da görelim : – To leave, ayrılıp gitmek, terketmek, bırakmak :
1 left my umbrella at the office. Şemsiyemi ofiste bırakmışım.
At what time did they leave ? Saat kaçta gittiler ?
– To begin:
Our work begins at 8.30. İşimiz 8.30 ‘da başlar.
We begin to work at 8.30. Çalışmaya 8.30′ da başlarız.
He began writing another letter. Bir mektup daha yazmaya başladı.
-To get: pek çok zarf parçacığıyla birlesıp yeni anlamlar alır :
At what time did you get there ? Oraya kaçta vardınız?
When did they get off? Ne zaman indiler?
How are you gettingon? Nasıl gidiyor (işler)?
-To know: bilmek veya tanımak:
Do you know this gentleman ? Bu beyi tanıyor musunuz ?
1 didn’t know she was there. Onun orada olduğunu bilmiyordum.
-To think, düşünmek, inanmak, tahmin etmek :
Did you think about that ? 0 konuyu düşündün mü ?
I don’t think they’re at home. Evde olduklarını sanmıyorum
-To give, vermek, to send, yollamak. Yapılara dikkat, tümleçler
ısım veya zamir
olabilir. İki durumun farkı önemlidir:
I give my friend the money. Parayı arkadaşıma veririm.
I give the money to my friend.
-Zamir durumunu da görelim :
I give him the money. Parayı ona veririm.
I sent her a postcard. Ona bir kartpostal yolladım.
I sent her a long letter. Ona uzun bir mektup yolladım.
-Her iki tümleç de zamir:
She gave it to me. Onu bana verdi.
They sent it to us. Onu bize yolladılar.
-Into ve out of edatlarını karıştırmayalım. Burada edata bir zarf parçacığı eklenmiştir, bu da hareket gösterir, ya da fiilin yönünü belirtir:
She got out. She got out of the car. İndi. Arabadan indi. He went in. He went into the room. Girdi. Odaya girdi
EXERCISES
EXERCISE 1. Show your surprise, as follows:
He came yesterday….. Oh, did he ?

1. She was thirsty. 2. We bought a big house. 3. He drank all the bottle.

4. They were in Glasgow. 5. Both of them saw me off. 6. Your diary is in my handbag.

EXERCISE 2. Use the right adverbial particle :

1. Patrick saw them – the station. 2.He came – to me. 3. The man went -hooting. 4. How are you getting – ? 5. We left Glasgow at 5 and stopped somewhere on the way 6. Please, I can’t see, switch – the light (ışık). EXERCISE 3. Change, as follows :

They were both in the shop……… Both of them were in the shop.

1. We invited them both. 2. He saw both of you. 3. She wants to see us both. 4. You both tried to do it.

EXERCISE 4. Express in the affirmative, as follows :

He didn’t stand near the door. … He stood near the door.

1. That man did not teach us English. 2.1 didn’t hear a noise. 3. She didn’t spend much money. 4. The girl didn’t hold a handful of flowers. 5.1 didn’t read his letter. 6. He didn’t drink his tea. 7. They didn’t wake up early. 8. The doctor didn’t see any patients this morning. 9. I didn’t come in and I didn’t shut the door. 10. He didn’t feel tired after his work.

EXERCISE 5. Build sentences, as follows :

He didn’t stand here….there. …    He didn’t stand here,

he stood there.

1. They didn’t take a bus (Taxi). 2. She didn’t visit us (Them).3.1 didn’t open the door (A window). 4. I didn’t see his sort (His daughter).

EXERCISE 6. Answer these questions, as follows :

Did you understand him ?    Yes, I understood him.

1.1. Did you hear him ? 2. Did yotHike him ? 3. Did you wake him ?

4. Did you forget him ?