34th LESSON — 34 ncü İNGİLİZCE DERS

Dear Hayri,

I am writing this letter to you to let you know that I have been ill for two days. I am not allowed to leave my room.

It seems that I cought a bad cold and the physi­cian says that it will last some days.

So, please, be kind enough to lend me a book which I am expecting anxiously,

affectionately yours,

Selma

 

affectionately (afek’şön’âbıl) sevgi ile. anxiously (eng’şius’li) sabır­sızlıkla, merakla, catch, to (tu kaç) yakalamak (geçmiş zamanı: caught), cause, to (tu köz) sebep olmak grandson (grand’san) torun, last, to (tu last) dayanmak, sürmek, prince (prins) prens, on receiving (an risiv’ing) alınca (mektUD). pocket-money (pokıt-mani) harçlık.

reach, to (tu rîç) ulaşmak, sincere (sin’sîr) samimî, sincerely (sin’sîr’li) candan.

toy’ (toy) oyuncak, toyshop (toy’şop) oyuncak ma­ğazası.

trust, to (tu trast) güvenmek, unfortunately (an’forçiu’netli) maalesef.

 

 

Dost veya tanıdıklara gönderilen mektuplar en çok (Dear friend) diye başlanır. Yalnız yazdığınız kimse çok samimi bir arkadaşmızsa, ismini zikrederek (Dear Selma), (Dear Riza), (Dear Jolın) diye yazılır.
Mektup yazarken, özellikle açık, kısa cümleler yapmağa dikkat etmelidir.

Selma biraz hasta olduğundan vakit geçirmek için bir kitap istemektedir; Hayri’den bir kitap gön­dermesini rica etmek için mektup yazıyor.

Tabiî ilk önce hasta olduğunu anlatmakla işe gi­rişiyor. Küçük bir cümle bunun için kâfi:

I am writing this letter to you (bu mektubu sana yazıyorum) to let you know (sana bildirmek için) that I have been ill (hasta olmuş olduğumu) for two days (iki günden beri).

I am not allowed (bana müsaade etmiyorlar) to leave my room (odamdan çıkmağa).

Şimdi hastalığın şeklini anlatmak gerek; küçük bir cümle:

It seems that I caught a bad cold (galiba, fena halde soğuk almışım) and the physician says that it will last some days (ve doktor birkaç gün süreceğini söylüyor).

Mektubun asıl konusuna geliyoruz:

So please, be kind enough (onun için, çok rica ederim) to lend me a book (bir kitap göndermeni) which 1 am expecting anxiously (ki (bu kitabı) sabır­sızlıkla bekliyorum).

(Dear friend) diyerek başlamışsa, sonunda your friend) diyerek bitirmek gerek. Eğer daha samimi ola­rak hitap edilmişse, (affectionately yours), (your sin­cere friend) veya (yours sincerely) diye bağlamak ve imza etmek gerekir.

 

Bu açıklamalara göre, aşağıdaki cevap mektubunu inceleyiniz.

Dear Selma,

I was really sorry to read that you are in bed. I hope it is not anything serious and that you will soon be again among us.

On receiving your letter, I immediately sent you a novel as you have desired. I hope you will enjoy it.

I trust you will be all right very soon,

yours sincerely, Hayri

 

IDIOMS

 

I was very glad to get your letter. Mektubunuzu alınca çok sevindim.
Your letter reached me with some delay. Mektubunuz elime biraz geç geldi.
Your letter caused me a great pleasure. Haberlerinizi almakla çok memnun oldum.
I should like to have news from you. Sizden haber almayı çok isterdim.
Let me know if I can see you to-night. Sizi bu akşam görüp göremiyeceğimi bildiriniz.
I thank you for your kind letter. Nazik mektubunuzdan do­layı teşekkür ederim.
Unfortunately, I have bad news for you. Maalesef, size kötü haber­ler vereceğim.

 

EGZERSİZ 57 — Hayri’nin Selma’ya cevap mektubunu Türkçeye çevirerek yazınız.

 

OKUMA:

Letter writing.

A letter from Prince George to Queen Victoria.

Dear Grandmother,

I saw a nice horse in a toyshop yesterday. I should like to buy it, but I have no money. Would you kindly send me some, please, dear grandmother?

Your affectionate grandson, George

A letter from Queen Victoria to Prince George. Dear Child,

I   was very sorry to hear that you cannot keep money. Your father told me that you spend your pocket-money as soon as you get it. You spend too much on toys. You should learn what things are worth. Be a better boy.

Your affectionate grandmother,

Victoria

 

A letter from Prince George to Queen Victoria. Dear Grandmother,

I  was very glod to get your last letter, and I thank you very much for it. I sold it to a book-seller for twenty pounds. You see, now, I know what things are worth.

Your affectionate grandson,

George.

 

would you kindly send me some?: bana lütfen bi­raz (para) yollar mısınız?

You connot keep money: para tutamıyorsunuz (çok para harcıyorsunuz).

as soon as you get it: alır almaz, you spend too much on toys: oyuncaklar için çok para harcıyorsunuz.

what things are worth: her şeyin değerini, for twenty pounds: yirmi liraya.

http://blog.ingilizceceviri.org/34th-lesson-34-ncu-ingilizce-ders

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.