25th LESSON — 25 nci İNGİLİZCE DERS

I love you. Sizi seviyorum.
ay lav yu  
I shall love you. Sizi seveceğim.
ay şöl lav yu  
He forgives my fault. Suçumu affediyor, (erk)
hi for’givs may folt  
He will forgive my fault. Suçumu affedecek.
hi uil for’giv may folt  
She forbids me to see her. Kendisini (kad.) görmemi
şî for’bids mi tu si hör menediyor.
She will forbid me to see her. Kendisini görmemi menedecek.
şî uil for’bid mi tu si hör  
We fly by plane. Uçak ile gidiyoruz
ui flay bay pleyn (uçuyoruz).
We shall fly by plane. Uçak ile gideceğiz
uî şöl flay bay pleyn (uçacağız).
You fight for your country. Yurdunuz için savaşıyorsunuz.
yu fayt for yur kan’tri
You will fight for your country. Yurdunuz için savaşacaksınız.
yu uil fayt for yur kan’tri  
They believe my ward. Sözüme inanıyorlar.
dhey bilîv may uörd  
They will believe my word. Sözüme inanacaklar.
they uil bilîv may uörd

 

KURAL 16 — Gördüğünüz gibi, bir fiilin gelecek zamanını çekmek için, tekil ve çoğul 1 inci şahsa (shall), öbür şahıslara (will) yardımcı fiilleri eklenir.
again (egen) yeniden, yine, alone (alön) tek başına, await, to (tu e’uet) beklemek, car (kar) otomobil, drive, to (tu drayv) oto v.b.

kullanmak, driver (dray’vır) şoför, ever (ev’ır) dalma; hiç. fair (fer) dürüst; fuar, far (far) uzak fault (folt) kabahat, suç. favour (fe’vır) lütuf, iyilik, fight, to (tu fayt) savaşmak, fountain (faun’tân) çeşme

grant, to (tu grant) bağışlamak, fly, to (tu flay) uçmak, forever (for’evır) temelli, daimî, plane (plen) uçak, really (rî’li) gerçekten remain, to (tu ri’men) kalmak, rely, to (tu ri’lay) güvenmek, share (şer) pay, hisse, secret (si’krıt) sır, gizem, tree (trî) ağaç, use, to (tu yuz) kullanmak, upon (apon) üstünde, üstüne, to be afraid (tu bi e’fred) kork­mak.

 

 

I shall not speak to my friend. Arkadaşımla konuşmayacağım.
Will you drive your car? Otomobilinizi kullanacak
  mısınız?
No, my driver will do it. Hayır, şoförüm kullanacak.
Will you remain here for ever? Burada devamlı mı kalacaksınız?

 

No, I shall go in a fortnight. Hayır, onbeş güne kadar gideceğim.
   
Slıall I see you again be­fore you go? Gitmeden, sizi tekrar görecek miyim?
Yes, I shall come to see you. Evet, sizi görmeğe gele­ceğim.
You will pay your share. Siz hissenizi ödeyeceksiniz.
She will rely upon me. O (kad.) bana güvenecek.
To-morrow morning we shall rise early. Yarm sabah erkenden kalkacağız.
The will say nothing to you. Onlar size bir şey söylemeyecekler.
I shall await you next week. Sizi gelecek hafta bekliyeceğim.
Will you be at home this Bu akşam evde olacak evening? mısınız?
I shall be at home at 5 o’clock. Saat 5 te evde olacağım.
When will you read my book? Kitabımı ne zaman okuya­caksınız?
We shall go far from here. Burada uzaklara gidece­ğiz.
Are you going together? Beraber mi gidiyorsunuz?
No, she will go alone. Hayır, o (kad.) yalnız gide-

ğiz.

 

IDIOMS
I am afraid it is too late now. Artık çok geç olmasından korkarım.
ay em efred it is tu leyt nao  
Let me see what you are

doing.

Ne yaptığınızı göreyim.
let mî si uot yu ar duing  
No, I shall go in a fortnight. Hayır, on beş güne kadar gi-
  deceğim.
Slıall I see you again be­fore you go? Gitmeden, sizi tekrar görecek miyim?
Yes, I shall come to see you. Evet, sizi görmeğe geleceğim.
You will pay your share. Siz hissenizi ödeyeceksiniz.
She will rely upon me. O (kad.) bana güvenecek.
To-morrow morning we shall rise early. Yarm sabah erkenden kalkacağız.
The will say nothing to you. Onlar size bir şey söylemeyecekler.
I shall await you next week. Sizi gelecek hafta bekliyeceğim.
Will you be at home this Bu akşam evde olacak evening? mısınız?
I shall be at home at 5 o’clock. Saat 5 te evde olacağım.
When will you read my book? Kitabımı ne zaman okuyacaksınız?
We shall go far from here. Burada uzaklara gidece­ğiz.
Are you going together? Beraber mi gidiyorsunuz?
No, she will go alone. Hayır, o (kad.) yalnız gideceğiz.

 

What do you say about it? Ne dersin buna?
uot du yu sey abaut it  
Will you grant me a favour?Bana bir iyilik yapar
uil yu grant mi e fey’vir mısınız?
Have you been to see the Symrna Fair? İzmir Fuarını görmeğe gittiniz mi?
hev yu bin tu si dhî smir’na fer  
Do you really think so? Cidden böyle sanıyor musunuz?
du yu ri’li dhink so  

 

EGZERSİZ 42 — Aşağıdaki cümleleri gelecek zamana çeviriniz. Örnek: I shall leam my lesson.

I learn my lesson. — We eat apples. — You repent your fault. — I win the game. — He sells his goods. — They remember what I said. — She loves her cousin — He rises early but she rises late. — We give money to the poor. — You forget your promise. — She sends me to the shop. — They invite me to the movies. — We drive the carriage. — You play and we work. — I tell you my secret. :— We know your secret. — He pays his debt. — I am happy. — You are afraid of me.

Ara sıra geçmiş dersleri gözden geçirmekte yarar vardır.

 

OKUMA:
Jack! Jack!

A little boy, named Jack, had received a parrot from his father, as a New-Year’s gift. The bird’s wings were red and blue, and its body as green as grass.

The parrot could speak a little and was able to repeat its young master’s name in a few days: «Jack! Jack!».

One evening as Jack was playing with the parrot instead of studying his lessons, his father asked him:

“Why don’t you study?’

“I cannot, father, I lost my book.”

“Who hid your book? asket the father.

Jack was going to answer:

“I don’t know!”

when a voice cried behind him:

“Jack! Jack!”

as a New-Year’s gift: yıl başı armağanı olarak, as green as grass: ot kadar yeşil, a little : azıcık — the parrot could speak a little : papağan azıcık konuşabiliyordu.

he was able : muktedirdi — he was able to repeat, tekrarlamaya muktedirdi.

its young master’s name: onun genç sahibinin

adı.

in a few days (in e fyu deys): birkaç gün içinde, as Jack was playing : Jack oynamakta iken.

instead of studying (insted of stad’iying): derse çalı şacağı yerde.

hid (hid): to hide hayd) fiilinin geçmiş zamanı­dır, saklamak.

was going to answer-, cevap vermek üzereydi. İngilizce, to cry hem ağlamak, hem bağırmayı an­latır; burada tabiî olarak bağırmak anlatılmaktadır.

http://blog.ingilizceceviri.org/25th-lesson-25-nci-ingilizce-ders

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.